Erzincan 1 Şubesi
433 | | | 01-02-2021
ÖĞRETMEN GÖZÜYLE SENDİKACILIK
Serpil BAYGIN

Bu araştırma yazısını hazırlarken tarafsız bakış açısıyla fikirleriyle katkı sağlayan değerli arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

ÖĞRETMEN GÖZÜYLE SENDİKACILIK

Sendika sözcüğü kısaca  “emek birliği” anlamına gelmektedir.Sendikalar üyelerine işverene karşı onları temsil etme,eğitme,mesleki gelişim olanakları sağlama,sosyal ekonomik ve özlük haklarını koruma,hukuksal anlamda yardımda bulunma üyeler arasında dayanışma sağlama gibi işlemler sunmaktadır.Osmanlı toplumunda meslek gruplarının örgütlenmesi batı toplumlarına göre geç olmuştur.Türkiye de öğretmen örgütlenmeleri başlangıcı 1908 yılına dayanmaktadır.Cumhuriyet döneminde ise 1938 tarih ve 3512 sayılı cemiyetler kanununda ki “sınıf esasına dayalı cemiyet kurulamaz” ifadesi 1946 da yapılan değişiklikle metinden çıkarılarak sendikacılık faaliyeti yasallık kazanmıştır.Kamu çalışanlarının sendika kurmaları 1995 yılında Anayasa değişikliği ile yasal güvenceye kavuşturulmasına rağmen uzunca bir süre sendikal haklara bir yasal düzenleme yapılamamıştır.Çalışanların sendikal hakları bakımından mevcut durumda 1982 anayasasında  ve 2001 yılında kabul edilen 4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları kanunu ile sendikal yaşama dair çeşitli düzenlemeler yapılmış ve çok sayıda sendika kurularak en son 2010 da yapılan değişikliklerle birlikte çalışanlar ve işverenler sendika kurma hakları, işçiler ve memurlar diğer kamu çalışanları toplu iş sözleşmesi hakkına, yalnız işçiler ise grev hakkına sahip olmuşlardır.Sendikacılık 20.yüzyıl başlarında işçilerin haklarını toplu olarak koruyabilmek için küçük örgütlenmelerle başlamış ve günümüze kadar gelişerek gelmiştir.Ülkemizde eğitim sendikalarının ilk kuruluş tarihleri 1990 lı yılların başlarında olmuştur.

Sendika üyelerini temsil eden örgütsel bir yapı olduğuna göre özellikle eğitimin içerisinde eğitim sendikalarının durumu ve yapılan çalışmalar gibi birçok konuda uzman ve deneyimli kişilerce araştırma ve yazılar yazılarak öğretmenlerin ihtiyaçlarına cevap verebilme durumu gözden geçirilerek, değerlendirmeler yapılmış olduğu bilinmektedir. Öğretmen gözüyle sendikacılık nedir? sorusuna cevap ararken farklı illerden, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin farklı sendikalardan ve sendikalı olmayan öğretmenlerin fikirlerinin yanı sıra gözlemler ve yaşantılar dikkate alınarak düşünceler bir araya getirilmiştir.

Öğretmenin sendikalaşma oranlarının günden güne artmasının yanı sıra halen bir faydasına inanmayan sendikalaşma da soru işaretlerine cevap bulamayan tereddütlü bir kesiminde olduğu bilinmektedir.Özellikle son yıllarda kazanılan haklar bakımından sendikal çalışmaların rolünün önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.Sendikalar olmasaydı bugün elde edilmiş olan hakların kaç tanesi elde edilebilirdi gerçeğini de kapsamlı düşünmek gerekiyor.Bu durumda üye olanla olmayan arasında kazanımlardan yararlanma konusunda fark olmaması sendikalı olmayı da zorlamıyor.Fakat son zamanlarda kazanılan haklardan çok sendikalaşmayı herhangi bir mevkiye gelmek için basamak olarak kullananların çokluğundan daha çok söz edilmektedir.Hatta bu kişiler içerisinde kimileri de işleri bitince üyeliklerini de çok rahat bitirdiklerini de duyuyoruz.Sendikalı olup ta hakkının savunulmadığını fayda göremediğini belirterek sendikasından ayrılan ya da başka sendikaya geçenlerin sayısı da az değil. Bunun sebeplerinden biri  de işlerinin kırk yılda bir sendikasına düştüğünü onda da gerekeni yapmadıklarını dile getirenlerin olmasının yanı sıra, sendikalar bir işe yaramıyor diye düşünenlerin kendileriyle ilgili özel bir konu olduğunda ilk ve tek başvurdukları yerin yine sendikalar olduklarını da biliyoruz. Özellikle bilinçsizce sendikalı olup ta sendikaların ne işe yaradığını bilmeyen büyük bir kesim de ne yazık ki var.Belki de bu durum sendikaların özeleştiri mekanizmalarının sağlıklı işleyememesinden dolayı, bilinçlenme faaliyetlerinin azlığından kaynaklanıyor olabilir.Ülke genelinde sendikalaşma verilerine bakıldığı zaman cinsiyet eşitsizliğini ve ayrımcılığı giderme adı altında atılan adımların yetersiz kaldığı, öğretmenler arasında kadın çalışan sayısının azımsanmayacak derecede olmasına rağmen çoğu sendikanın şube yönetimlerinde kadınların yer almadığı görülmektedir.Kadınları sendika yönetimi ve üyeliğine ikna etmede karşılaşılan sorulardan biri de sendika üyeliğinin getirilerinin neler olacağı yönünde mevcut sorulara cevap bulamamasıdır.Sendikacılığı anlatan,kazanımlarını, ne işe yaradığını mesleki sorunların çözümüne yönelik sorulara cevap verecek  bilinçli sendikacılık faaliyetleri her açıdan faydalı olacaktır.Bugün sendikalaşmayı ideolojik düşünceler için devam ettiren üyelerin sayısı da azımsanacak gibi değil.Öğretmen gözünde sendikacılık açıklamaları yapılırken en çok da rahatsız olunan konu sendikaların o sendika “bu partiden” bu sendika “o partiden” gibi siyasi bir taraf olarak görülmesidir. Öğretmenler sendikaya üye olduklarında herhangi bir siyasi partiye yatkınlık olduğu yönünde algılanmasını istemiyor ve yatkınlık varsa sendika üyeliği düşünmüyor.Üyeler sendikaya, örgütlü yapıya her şeyden önce güvenmek istiyor.
Öğretmenlik mesleğinin sevgiyle yapılan gönül işi olduğu unutularak, çoğu zaman parasal meselelerle bir tutularak sendikanın amacına uygun yürütülemediği ve sadece parasal hakların peşinde koşan bir sendika olarak farklı bir algı oluşturulmaya çalışıldığı düşünülmektedir.Hatta bazen gelinen noktada mücadelelerle kazanılan hakları bazı sendikaların da kendilerine mal etme yarışı halinde olmaları, asıl mücadele verenleri karalama çalışmaları yapmalarıdır.Oysa ki araştıran soruşturan bilinçli sendikacı, kendi sendika yönetiminde olan kişilerin şeffaflık ilkesine göre doğruları söylemesini doğruların peşinde mücadele etmesini bekliyor.Genellikle hak,özgürlük,ekonomi  konularına odaklanan sendikacılıkta en çok da görülmek istenen fakat çok az görülen, eğitim öğretime yönelik örnek çalışmalar,projeler,eğitim adına birleştirici,bütünleştirici etkinlikler,sosyal mesajlar veren çalışmaların  çok da dikkate alınmayıp yok denecek kadar az yapılmalarıdır. Özellikle bazı kişilerce ki yöneticilerde daha çok görülüyor,sendikacılık kişilerin kendi çıkarlarına göre kullanılarak sendikalara olan güven sarsıcı uygulamalara da yakından şahit olunmaktadır.Sendikaların hak ve hukuk mücadelesi konusunda istisnalar olsa da bir kısım üyeler sendikalarının hukuki mücadele sürecinde çoğu zaman yanlarında olduklarını da belirtiyorlar.Fakat sendikal olarak yeterince ilgilenmeyip,uygulanan mobingler de zaman zaman herhangi bir şey yapılmadığı da görülmektedir.Böyle durumlarda sendikaya olan itibar hem sendikalı öğretmen hemde sendikalı olmayan taraflarca olumsuz örnek teşkil ediyor. Sendika üyesi “sendikanız neden sahip çıkmadı,bir şey yapmadı? “ gibi verecek cevap bulamadığı söylemlere maruz kalabiliyor. Öğretmenler eğitim öğretimi iyileştirecek çalışmaları için beklenti ve isteklerinin (sesini duyuramadığı için) taşrayı aşıp devlet büyüklerine ulaştırma kanalı olmasını istiyor. Arkası olanın ( ya da sendikası olanın) sırtının yere gelmediği bir eğitim yönetimi değil, iş yerlerinde sendikası olsun olmasın sendika ayrımı da yapılmadan çalışanlarına eşit uygulama ve davranışlar bekleniyor.Üç lira fazla, beş lira eksik para hesaplarını geçip,haklarının savunulmasını huzur içerisinde aydınlık yarınlara ışık tutacak nesiller için sadece görevlerine odaklanmak istiyorlar.Sendika yönetimlerinde olan kişilerin özenle seçilmesi,insan ilişkileri konusunda kendini geliştirmiş, üyelerinin hakkını savunabilecek, özverili çalışan ve vizyon sahibi, iyi bir dinleyici,araştıran,inceleyen,adil olabilen, erkek egemen bir yapıdan ziyade tecrübeli ve donanımlı kadın eğitimcilerin de yer almasını istiyorlar.Sendika şube yönetimlerinin özellikle adam kayırmacılığın eş,dost akraba vs torpillerin önüne geçebilmek için farklı illerden olan eğitimcilerden oluşması beklentiler arasında öncelikle yer alıyor.Kadınların sendikal sorunlarıyla ilgili paneller ve eğitimler düzenlenmesini,bunun yanısıra toplum sorunlarına değinerek  tüm kadınlara yönelik kadına karşı şiddet, sağlık sorunları konusunda bilinçlenme, annelere eğitici dersler, kurslar seminerler, toplantılar organize edilmesini, kucaklayıcı bir yaklaşımla iş yerlerini ziyaret ederek çalışan kadınlara şikayetçi oldukları konular başta olmak üzere görüş alışverişinde bulunulması durumunda kendilerini özel hissettireceğini sendikacılığa toplumun bakış açısından önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyorlar.Eğitim camiasının içerisinde adam kayırmacılıkla oluşturulmaya çalışılan bazı kadrolaşmaların ,öğretmenlerin belli yıldan sonra rotasyona tabi tutularak okullarda ki ve illerde ki kemikleşmiş yapılarında önüne geçilmesi için sendikaların hak mücadelesi bekleniyor.Özetle sendikacılığın ne olduğu konusunda kapsamlı bilinçlendirme çalışmalarına odaklanarak, sendikaya her konuda güvenmek, öğretmenlerin beklediği özlük ve demokratik hakların korunması noktasında mücadele de sendikanın gücünü her koşulda ve ortamda yanlarında hissetmek istiyorlar.Tüm bu noktalar dikkate alındığında bilinçli sendikacılık yapılanmasıyla eğitimin içerisinde adil yönetim anlayışıyla özellikle öğretmenlerin beklediği değer hissettirilerek, mesleki sorularına ve sorunlarına çözüm bulunması noktasında çok yol alınacağına inanıyoruz.Sendikacılık konusunu saatlerce anlatmaktan ziyade pozitif yaklaşım ve  örnek çalışmalarla uygulamada göstermek belki de daha  etkili ve kalıcı olacaktır.

Tüm Yazılar
1 ÖĞRETMEN GÖZÜYLE SENDİKACILIK
2 PANDEMİ SÜRECİNDE ÖĞRETMEN OLMAK
3 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ
4 EĞİTİME DAİR